kaan baranseli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaan baranseli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2010 Cuma

23 Nisan'da bu blog Kaan'ın

Çocukken böyle düşünmezdim ama şimdilerde 23 Nisan dünyanın en anlamlı bayramı bence.

Bu 23 Nisan'da blogumu 4 yaşındaki biricik yeğenime bıraktım. Daha doğrusu onun resimlerine. Blogu ona bıraksaydım sadece rakamlarla doldururdu çünkü bilgisayar söz konusu olduğunda en sevdiğimiz şey rakam yazmak. 0'dan başlayıp 100'e kadar, 100'den sonra ise sırayla değil yuvarlayarak milyora -milyara şimdilik milyor diyoruz- kadar devam etmek.



Buradaki resimde bir tren yolu var. Yukarıda sağda bir polisin evi varmış, neden bilmem polis yandaki roketin tamircisi. Sol tarafta elektrikli (ki bazen benzinli de olabiliyor) tren ve lokomotifi var. Ve sanatçı bu resimde imzayı baştan, en üstte atmayı tercih etti.


İkinci resmimizde bir takım insanlar var. Tabi ki rakamlar da. Bu resimde annesinin kafadan bacaklı insanlara gövde ekleme konusundaki ısrarı inatla reddedildi. Ki bence haklı da, böyle kalsın insanlar :)

23nisanblog.com


23nisanblog.com

8 Şubat 2009 Pazar

Do not stop the motion

Doğumgününde de çalışmam gerektiğinden minik kuşum annesi ve babannesiyle bana süpriz yaptı ve Eskişehir'e geldi. 3. Doğumgününü kutlamak için :) En son yazın saatlerini tepesinde zıplayarak geçirdiği armut koltukla da hasret giderdi tabi :))

22 Ekim 2008 Çarşamba

sokak

Ayrancı'da büyüdüğüm sokakta şimdi onun minik ayaklarının izleri var. Hayatlarımızı ne kadar paha biçilmez bir duygu ile doldurduğunun farkında bile olmadan koşuyor, yürüyor aynı sokakta.


-parka giderken dönüp evin penceresine bir göz atıyoruz. babamıza el sallamak için :)

Her insana nasıl farklı şeyler hissediyorsak ilişkinin boyutuna ve sosyal konuma göre, onunki hep biraz daha farklı bir yerde. Kardeşim bizlere, ailemize daha değerli, daha heyecanlı, daha... daha... bir armağan veremezdi :)

23 Nisan 2008 Çarşamba

kuzu

minik kusum, kuzum nihayet turkiyeye ayak basti...
kemer maceramizin envanteri soyle; teleferigi sevmiyoruz, tekne turunda uykumuz geliyor ve duvarlar her zamanki gibi sıkıcı ve boş onları boyamak gerekecek yine. tatilde bile calisiyoruz sonucta... :)